17/6/2009 - tuz |
| Gecenlerde bir supermarkette alisveris yaparken cok yasli bir kadin eline bir tuz paketi almis gorevliye soruyor: ''Yavrum bunun uzerinde kaya tuzu mu, gol tuzu mu..... v.s. yazmiyor. Ben kaya tuzundan imal edilenini almak istiyorum.''. Once kadincagizin yaptigini bir yaslilik davranisi zannettim. Inceledim, sordum sorusturdum, meger kadincagiz hakliymis. Simdi ben de uzerinde kaya tuzu yazanlari satin almaya calisiyorum. Hatirlarsiniz buna benzer bir ileti de seker icin dolasmisti. Megerse ulkemizde seker, pancardan imal edildigi gibi genleriyle oynanmis misirdan da imal ediliyormus (bunun arkasinda da maalesef bizim prenslerimiz varmis). Simdi ben, paketin uzerinde ''yuzde yuz pancar sekerinden imal edilmistir'' yazisini gormezsem satin almiyorum. Artık tuz yemeyin yedirmeyin ! Nedenine gelince aşağıdaki yazıyı okuyun. Neden yememeniz gerektiğini anlayacaksınız. TUZ GÖLÜ Aşağıdaki bilgiler maalesef doğru... Sonra; Türkiye neden kanserden kırılıyor..' diye soruyoruz...! ? Tuz Golü, Van Gölü'nden sonra ülkemizdeki ikinci büyük golüdür... Uzunluğu 80 km olan Tuz Gölü'nün genişliği 48 kilometreyi bulur... Geniş bir alanı kapsamasına karşılık çok sığ bir göldür... Dünyanın en tuzlu gollerinden biridir... Litresinde 329 gram gibi çok yüksek oranda tuz ihtiva etmektedir.. . Gölün bu özelliğini değerlendirerek tuz elde etmek amacıyla kıyılarında çok sayıda tuzla kurulmuştur.. . Bu tuzlalardan elde edilen tuz Türkiye'nin gereksinimi olan tuzun büyük bölümünü karşılamaktadır. .. Türkiye'nin oldukça kurak bir yerinde yer alması nedeni ile bu sığ bölgelerde çok yoğun bir şekilde buharlaşma görülür... Doğu kısmındaki körfez dışında tümüyle kuruyan Gölün tabanında, kalınlığı yer yer 30 cm.'yi bulan mevsimlik bir tuz katmanı oluşmaktadır.. . Tuz Gölü'nün en derin yeri sadece 2 m.'dir. Öteki kesimlerin derinliği sadece santimetrelerle ölçülebilmektedir. Göle dökülen en önemli akarsular? Peçeneközu deresi' ile Melendiz çayı'dır. Coğrafya bilgileri aynen böyle diyor. Coğrafya bilgilerine girmemiş aci gerçek ise şudur: Tuz Gölüne dökülen en büyük akarsu Konya' nın şehir kanalizasyonudur. .. Çumra yönüne verilen kanalizasyon bu doğrultu üzerinden maalesef herhangi bir arıtmaya tabi tutulmadan doğrudan Tuz Gölü'ne akıtılmaktadır. .. Bir milyonu gecen şehir nüfusunun sanayi artıklarını da taşıyan şehir kanalizasyonu bizlere iyotlu ya da iyotsuz tuz olarak geri dönmektedir.. . Bu faciaya dur demek ve tuzun kokmasına fırsat vermemek için her sorumlu vatandaşın üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiği inancı ile bu mesajı ulaşabileceğimiz her kişiye gönderelim ve ilgilileri göreve davet edelim.... Yoksa hepimizin yemeğinde Konya'lıların katkısı olmaya devam edecek.' |
| • 0 Yorum • Yorum yazarmısın? • Bağlantı |
17/6/2009 - tuz |
| Gecenlerde bir supermarkette alisveris yaparken cok yasli bir kadin eline bir tuz paketi almis gorevliye soruyor: ''Yavrum bunun uzerinde kaya tuzu mu, gol tuzu mu..... v.s. yazmiyor. Ben kaya tuzundan imal edilenini almak istiyorum.''. Once kadincagizin yaptigini bir yaslilik davranisi zannettim. Inceledim, sordum sorusturdum, meger kadincagiz hakliymis. Simdi ben de uzerinde kaya tuzu yazanlari satin almaya calisiyorum. Hatirlarsiniz buna benzer bir ileti de seker icin dolasmisti. Megerse ulkemizde seker, pancardan imal edildigi gibi genleriyle oynanmis misirdan da imal ediliyormus (bunun arkasinda da maalesef bizim prenslerimiz varmis). Simdi ben, paketin uzerinde ''yuzde yuz pancar sekerinden imal edilmistir'' yazisini gormezsem satin almiyorum. Artık tuz yemeyin yedirmeyin ! Nedenine gelince aşağıdaki yazıyı okuyun. Neden yememeniz gerektiğini anlayacaksınız. TUZ GÖLÜ Aşağıdaki bilgiler maalesef doğru... Sonra; Türkiye neden kanserden kırılıyor..' diye soruyoruz...! ? Tuz Golü, Van Gölü'nden sonra ülkemizdeki ikinci büyük golüdür... Uzunluğu 80 km olan Tuz Gölü'nün genişliği 48 kilometreyi bulur... Geniş bir alanı kapsamasına karşılık çok sığ bir göldür... Dünyanın en tuzlu gollerinden biridir... Litresinde 329 gram gibi çok yüksek oranda tuz ihtiva etmektedir.. . Gölün bu özelliğini değerlendirerek tuz elde etmek amacıyla kıyılarında çok sayıda tuzla kurulmuştur.. . Bu tuzlalardan elde edilen tuz Türkiye'nin gereksinimi olan tuzun büyük bölümünü karşılamaktadır. .. Türkiye'nin oldukça kurak bir yerinde yer alması nedeni ile bu sığ bölgelerde çok yoğun bir şekilde buharlaşma görülür... Doğu kısmındaki körfez dışında tümüyle kuruyan Gölün tabanında, kalınlığı yer yer 30 cm.'yi bulan mevsimlik bir tuz katmanı oluşmaktadır.. . Tuz Gölü'nün en derin yeri sadece 2 m.'dir. Öteki kesimlerin derinliği sadece santimetrelerle ölçülebilmektedir. Göle dökülen en önemli akarsular? Peçeneközu deresi' ile Melendiz çayı'dır. Coğrafya bilgileri aynen böyle diyor. Coğrafya bilgilerine girmemiş aci gerçek ise şudur: Tuz Gölüne dökülen en büyük akarsu Konya' nın şehir kanalizasyonudur. .. Çumra yönüne verilen kanalizasyon bu doğrultu üzerinden maalesef herhangi bir arıtmaya tabi tutulmadan doğrudan Tuz Gölü'ne akıtılmaktadır. .. Bir milyonu gecen şehir nüfusunun sanayi artıklarını da taşıyan şehir kanalizasyonu bizlere iyotlu ya da iyotsuz tuz olarak geri dönmektedir.. . Bu faciaya dur demek ve tuzun kokmasına fırsat vermemek için her sorumlu vatandaşın üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiği inancı ile bu mesajı ulaşabileceğimiz her kişiye gönderelim ve ilgilileri göreve davet edelim.... Yoksa hepimizin yemeğinde Konya'lıların katkısı olmaya devam edecek.' |
| • 0 Yorum • Yorum yazarmısın? • Bağlantı |
20/5/2009 - hayat seçtiğin kadındır |
Hayat Kat Kattır. Evvel zaman içinde Memleketin birinde 90 yaşlarında fakat çok dinç ve genç görünümlü bir adam yaşarmış? Çevresinde bulunan herkes ona çok özenir ve sorarlarmış
"bu gençliğin sırrı nedir" diye. İhtiyar delikanlı güler geçermiş her soruldukça bu soruya…Ama sorular sık, soranlar çoğalınca cevap vermek vacip olmuş sanki.
Düşünmüş nasıl anlatırım bu sırrımı kolayca herkese. Sonra karar vermiş tüm meraklıları yemeğe davet etmeye evine."Bu davette size sırrımı açıklayacağım" demiş. Herkes merakla davete gelmiş.Yemekler yenilmiş, içilmiş, sohbetler edilmiş vakit iyice gecikmiş.Ama gençlik sırrı ile ilgili tek kelam edilmemiş.Herkes konu ne zaman açılacak diye merak ederken adamcağız huri gibi sevimli hanımına seslenmiş.
"Hatun , şu kilerden bir karpuz getirirmisin bize sana zahmet!.." Hanım hemen doğrulmuş kilere giderek kaş ile göz arasında gidip bir karpuz getirmiş. Adamcağız şöyle eliyle bir vurmuş tık tık diye sonra da :
" Bu olmamış hanım, güzel çıkmayacak, başka getirir misin bir zahmet" demiş. Hanım onu götürmüş bir tane daha getirmiş.Adam onu da bir yoklamış yine beğenmemiş.
"Hanım sana yine zahmet olacak ama bu da olmamış başka bir tane getirir misin" demiş. Başka istemiş?. Bu böylece dört sefer daha tekrarlanmış . Dedemiz beşincide karpuzu beğenmiş ve karpuz kesilmiş, misafirlere ikram edilmiş?. Herkes karpuzunu afiyetle yerken bizim dedicik sormuş.
"Eeeee?. Arkadaşlar işte benim gençliğimin sırrı burada anladınız mı??" Herkes birbirinin yüzüne bakmış.Kimse bişey anlamamış..
"Aman dede demişler nerde? Anlamadık biz bu sırrı!" Dedecik gülmüş.
"Efendiler" demiş
"O gördüğünüz karpuz kilerde bir tanecikti, tekti. Ben hanıma git de başka getir dedikçe o kilere gidip geliyor aynı karpuzu getiriyordu. Bir kere bile (aman be adam, delimisin nesin şu tek karpuzu ne taşıtttırıyorsun bana defalarca…) demedi. Beni sizin önünüzde mahcup duruma düşürmedi.İşte bütün bu gençliğimi hanımıma borçluyum."
"Biz birbirimizi hiç başkalarının önünde zor duruma düşürmeyiz. Aile içindeki hiçbir şeyi dışarıya yansıtmayız.Hep birbirimize destek olur, dert ortağı olur, yardım ederiz. Birbirimizle ilgili olan problemleri yine birbirimize anlatırız.İyi kötü her olayı da birlikte paylaşırız." Demiş.
SENİN NE ANLATTIĞIN DEĞİL, İNSANLARIN NE ANLADIĞI ÖNEMLİDİR. SENİ ANLAYAN BİRİNE ANLAT. ANLAŞILMIYORSAN SUS Kİ, ANLATTIĞINI ANLATMAK ZORUNDA KALMAYASIN!
Hayatınız seçtiğiniz kadındır…. Zevkli bir kadına rastlarsanız, ZEVKİNİZ, bilgili bir kadına rastlarsanız BİLGİNİZ, zeki bir kadına rastlarsanız ZEKANIZ gelişir.
Hayat kat kattır. Babil'in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür. Ve bugün durduğunuz teras , seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası, manzarası ve hayatıdır.
Hayatınız seçtiğiniz kadındır |
| • 1 Yorum • Yorum yazarmısın? • Bağlantı |
28/4/2009 - tatil |
| bu sene leyleği havada gördüm ve ilk tatilime çıkıyorum 20 günlük bi memleket tatili ile sezonu açıyorum Çanakkale Çan güzel memleketim şimdi heryer yemyeşil mis gibidir ... 2 Kahramanımız 'Seda SAYAN' yine bir sabah elleri belinde, programını sunuyor. O sırada bi canlı bağlantı olur ve... Seda SAYAN: - AAloooğğğ kiminle görüşüyoruz ? - Ben Mustafa; - Naber lan Mustafa ? - Nerden arıyosun bizi Mustafa ? - Şişli'den. - Ne iş yapıyon lan Mustafa? - Belediye başkanıyım...(Mustafa SARIGÜL) 3 İsmet Badem bir basketbol maçında seyircilerin arasına çıkar ve bir kızla röportaja başlar. Badem: sizin gibi güzel bayanları salonlarda görmekten çok mutlu oluyorum. Basketbola bu ilgi nereden? Kız: ben Efes kızlarından biriyim zaten. Badem: Aaa öyle mi çıplak değilsin ya tanıyamadım. Bu diyalogdan sonra anlatım masasında olan Murat Murathanoğlu kopmuştur ve ekranları başında izleyen milyonların söylemek istediklerine tercüman olmuştur. Murathanoğlu: Ya İsmet bi de sana bu iş için para veriyorlar değil mi? 4 Esra Ceyhan'ın programında da böyle anlardan çok yaşanmıştır şöyle ki, yeni piyasaya çıkmış birini konuk etmiştir Esra hanım, sohbet ederler, Esra hanım her zamanki gibi başlar yalakalıklarına, kasetiniz çok güzel olmuş geçen hafta aldım evde arabada her yerde dinliyorum demesi üzerine yeni yetmenin kasetim daha çıkmadı haftaya çıkacak demesi. 5 Sokakta kurban kesen insanlarla röportaj yapan NTV muhabirinin bir vatandaşımızla yaşadığı diyalog: - Burada sağlık açısından elverişsiz koşullarda beklettiğiniz bu etleri yemeyi düşünüyor musunuz? - Yok, bacım, eşe dosta dağıtacağız. 6 Mustafa Denizli'nin ATV de bizim stadyumu sunduğu dönemdeki hakemliği yeni bırakan Erman Toroğlu'nu anons ederken 'tartışmasız Türkiye'nin en büyük düdüğü' demesi Erman Toroğlu'nun afallaması. 7 Bir Cevizkabuğu programı, konuk Zekeriya Beyaz; ZB: Şimdi, sayın cevizkabuğu.. . HC: Cevizoğlu efendim. 8 Reha muhtar telefondaki adama fırça atıyor. - Bütün bunları nasıl yaptın ha? cevap ver?? - Bakın efendim şöyle izah edeyim... - Sus konuşma, hala utanmadan izah ediyorsun..cevap versene??! 9 Reha Muhtar: kaza nasıl oldu anlatır mısınız? Mağdur (kaza sonrası yatakta yatmaktadır): kamyon karşı yoldan bizim taraf geçti ve kafadan çarptı. RM: Peki o sırada ne düşündünüz? Mağdur: Valla pek bir şey düşünemedik Reha Bey. RM: Anlıyorum ama o sırada düşündüğünüz ilk şey neydi? Mağdur: Bir şey düşünemedik, zaten çok kısa sürede oldu. RM: yani efendim, o orta şeridi aşıp üstünüze gelirken, aklınıza ne geldi? Mağdur: Hatırlamıyorum. RM: Peki efendim. 10 Acun firarda pr ogramında, Acun'un yurtdışında bir barda önüne gelen kıza sarkıntılık yapıp yılışan bir tipi gösterip, 'görüyorsunuz sayın seyirciler magandalık sadece Türklere özgü değil, Avrupa'da da magandalar var' demesi, ardından o kişinin gelip, 'abi nasılsın? Ben de Türküm' demesi. 11 Satanist hikâyelerin revaçta olduğu günlerde, abuk TV programlarının birinde, Atina da satanist olduğunu iddia eden bir arkadaşla, röportaj yapan muhabir arasındaki diyalog; Muhabir - peki siz gerçekten bakire kızları mı kurban ediyor musunuz? Satanist - yok be abi, Atina da bakire kız ne arar... |
| • 1 Yorum • Yorum yazarmısın? • Bağlantı |
20/4/2009 - bahar ve çiçekler |
![]() ![]() ![]() bahçemizden laleler ve en sevdiğim çiçeğim sümbüll misss gibi bahar geldii... |
| • 0 Yorum • Yorum yazarmısın? • Bağlantı |
20/4/2009 - kanser |
| KANSER DALGA DALGA GELİYOR Prof. Dr. Erkan Topuz, verdiği şu çarpıcı bilgilerle kanserin boyutlarını açıkça ortaya koymakta: "Kanser dalga dalga geliyor. 2020 yılında 20 milyon insan kansere yakalanacak. Ama eğer bunları yaparsak belki bunu 15 milyona indirebiliriz. O yüzden gözümüzü açalım. Bu iş çocukluktan başlıyor. Çocuklarımıza bu terbiyeyi vermek zorundayız. Ailedeki çocuk annesini taklit eder. Anne ne yiyorsa çocuk da onu yer (tabii ki anne bilinçliyse!)." *Öneriler:* 1. Her akşam duş alın, üstünüzü tamamen değiştir.(Çevre kirliliğini eve taşıma) 2. Haftada en az bir kere balık. Bu balıklar dip balıkları olmamalı. Somon veya yüzey balığı, Akdeniz, Ege balığı olmalı. Marmara'nın dip balıklarını lütfen tüketmeyiniz. 3. Evde en az halı kullanın. Temiz tutun(sirkeli su ile silin). 4. Bulaşığı en az deterjan ile ve eldivenle kullanarak temizleyin(Makine yok!). 5. Çamaşırda her türlü deterjandan kaçınız. Devamlı olarak zeytinyağı ve defne sabununu seçiniz. Ellerinizi, vücudunuzu hakiki zeytinyağ, defne veya fıstık yağından yapılan hakiki sabunlar da seçilebilir. Bunları örnek olarak söylüyorum. Deterjandan kaçıyoruz ve iyi duruluyoruz. 6. Beyaz olan her türlü iç çamaşırınızı muhakkak yeni aldığınızda en az 2 kere kaynatınız. Çünkü bunlar beyazlatılmak için kanserojen maddelerle yıkanıyor. 7. Oda spreyleri doğrudan doğruya petrol menşeli. Zehiri soluyorsunuz. Akciğerinize geçiyor ve dolaylı olarak bağışıklık sisteminizi bozuyor. 8. Sebzeleri mevsiminde dondurup saklamakta fayda var. Yalnız bir kez çözülünce onu muhakkak pişirin. Mikro dalgada bir kere ısıtın. Ateşte ısıttıklarımızda ise bir kere ısıtınız. Çünkü bir dahaki sefere değeri ölür. DNA'yı bozar. DNA kırılması da kanserojene yol açar. 9. Radyasyon kronik olarak kansere en çok yaklaştıran faktörlerden biridir. Televizyondan, cep telefonundan ve radyasyon yayan(özellikle tüplü) cihazlardan uzak duralım ve az kullanalım. 10. Kanola yağı kızartma için en uygun yağdır. Onun dışında birinci seçeneğimiz zeytinyağdır. Memleketimizin iftihar edebileceği yağdır. Fındıkyağı da tercih edilebilir. 11. Çocuklarımız fastfood türü yiyecekleri 15 günde bir yiyebilirler. Ama haftada 3 kez yedikleri takdirde beyin tümörlerinde, lenfomalarda ve lösemilerde 3 kat artış gözükecektir. Çocuklarımıza arada bir verebiliriz. Ama dışarıdaki yiyeceklerin nasıl kızartıldığını bilmiyorsunuz. Ona göre hareket edin. 12. Çocuklara meyve ve yoğurdu bol yedirelim. Ancak yoğurdu prebiyotik ve ev yoğurdu olarak kullanalım. Yoğurdunuzu evde yapın. Peynir ve çökelek fazla miktarda yiyin. Keçi peyniri çok faydalıdır. 13. Çocuklarımızı beyaz un, beyaz şeker ve tuzdan koruyalım. Bisküvi, gofret, çikolata, cips türü şeylerden uzak tutun, bu ve benzeri şeylerin beslenmeye hiçbir katkısı yoktur. 14. Belki tuzcular üzülecekler ama Konya'ya akan kanalizasyonlar ve kirletici sularla, Türkiye'nin en büyük tuzunu karşılayan Tuz Gölü'müz maalesef torbaların içinde çok iyi steril edilmedikleri takdirde bize kanseri ufak ufak taşıyorlar. Bu nedenle kaya tuzunu tercih edin. Yani turşu kurduğunuz tuzu çekin ve çok az miktarda kullanın. Çünkü tuz da kanserojendir. 15. Amerika'daki çocukların tombul olmasının sebebi her şeye şeker katmalarıdır. Ucuz beslenmedir. 16. En faydalı gıdalardan birisi cevizdir. Daha sonra fındık ve bademdir. Ayçiçeği açık alın. İşlemden geçmemiş olacak, kavurup yiyebilirsiniz. Ama fındık, ceviz gibi yiyecekleri kabuklu alın. Çünkü içine böceklenmesin diye ilaç sıkılmaktadır. Sonsuz faydaları olan yiyeceklerdir. Günde bir avuç muhakkak tüketiniz. 17. Elma dünyanın en faydalı gıdalarından birisidir. 18. Plastik, bakır, alüminyum kap kullanılmamalı. Porselen, cam ve çelik kullanın. Meyveleri de bu tür kaplarda yıkayın. Bunların içine litresine göre 9-10 çorba kaşığı elma sirkesi atın. Aşağı yukarı yarım saat bekletin. Sonra tekrar yıkamayın. Tekrar mikrop alır. 19. Meyvelerin üzerine parlak görünmesi için mum sürülüyor. Bunları hakiki zeytinyağlı sabundan geçirdikten sonra elma sirkeli sudan geçirin. Ya da elma sirkesi ile ovun. Meyveyi kabuğuyla tüketin eğer sterilse. 20. Lahana, marul gibi yiyeceklerin ilk dört kabuğunu çöpe atın. İstediğiniz kadar yıkayın bunların üzerindeki pestisitleri temizleyemezsiniz. Çaresi yok. 21. 3 ayda bir suyunuzu değiştirin. Çok muhteşem sularımız var ama ne olursa olsun tabiatı rezil ediyoruz. Satın aldığımız sularda az miktarda da olsa kanserojen dozlar karışabilir. Bunlar kontrollü sular ama 3 ayda bir değiştirmek gerekiyor. 22. Plastik her yerde zehir. Plastik bardaklar, kaplar, plastik herhangi bir şey... Ben ona girmiyorum bu lafı söylersem yer yerinden oynar. Bu plastikler ev yapımına girdiler. Doğrudan doğruya inşaat malzemesi olarak kullanıyorlar. Çok bilinçli olun, çok iyi markalar kullanın. Bunları söylemem demek Türk ekonomisiyle oynamam demek. Ben insanlara kendimi adadım, onun için kimseden korkmuyorum açık açık söylüyorum. 23. Meyva suyu yerine posasıyla tüketin. Biz kanserli hastalara suyunu veriyoruz. Meyve suyuna geçmeyen çok madde posada kalıyor. Bu şekilde kolon ve mide kanserinden korunmuş oluyorsunuz. 24. Bakır, özellikle beyin tümörlerinde ön plana çıkıyor. Çok iyi kalaylı olursa bu etki azalıyor. Ama kulağınıza bakır küpe bile takmayın. 25. Havuzların iyi temizlenmesine dikkat ediniz. Ozonla temizlemek en fazladır. Aşırı klorluysa yine kansere hazırlık yapıyorsunuz spor yerine. 26. Bütün beyazlatıcılardan kaçınız. Çocuklarımızın kullandığı o pırıl pırıl bembeyaz defterler klorla temizleniyorlar. Bunlarla temizlenmemiş defter kullansınlar. Kullandıkları boyalarda da kanserojen etkisi vardır. 27. Sigara kullanmayın, kullananlardan uzak durun. 28. Kesinlikle kepekli un tüketin. 29. Hergün düzenli yürüyün. Zihin sağlığı için haftada en az bir kitap okuyun. 30. Kilonuzu düzenli olarak kontrol edin. Erkan Topuz, yaptığı açıklamalar nedeniyle bir takım sektörleri zor duruma soktuğu eleştirileri için ise, "Benim için insan sağlığı birinci plandadır. Ekonomi ikinci plandadır. Bir insanın kanser olması durumunda devlete ve millete verdiği zarar milyarlarca dolardır. O yüzden dikkatli olduğunuz takdirde ekonomiye de katkınız olur. Aslında ben bunları anlatarak Türkiye'nin ekonomisini de kurtarıyorum farkında değiller" diye konuştu. |
| • 0 Yorum • Yorum yazarmısın? • Bağlantı |
18/4/2009 - matematiğin bittiği an |
Birisi bana bunu çözsün lütfen
MATEMATiĞiN BiTTiGI AN...
|
| • 2 Yorum • Yorum yazarmısın? • Bağlantı |
15/4/2009 - nufus cüzdanı kaybolunca |
*NÜFUS CÜZDANI KAYBI HALİNDE YAPILMASI GEREKENLER;* Zaman zaman önemli evraklarımızı kaybederiz, bunların içinde en önemlisi ise nüfus cüzdanlarımızdır.Ortalıkta bir sürü sahtekar ve dolandırıcı varken çok dikkatli davranmak ve en kısa zamanda bu kayıptan dolayı tedbir almak gerekiyor. Bununla ilgili şöyle bir bilgiyi sizlerle paylaşıyorum. Kimliğiniz kötü niyetli birinin eline gecerse yakında dünya kadar vergi borcu bulunan (naylon fatura, sahte kredi) bir yada bir kaç şirketiniz ortaya çıkar. Ya da illegal bir olayda hedef şaşırtmak için sizin kimliğinizi kullanabilirler. Şöyleki; kaybettiğiniz nüfus cüzdanı ile neler yapılabilineceğini ve başımıza neler gelebileceğini tahmin ettiğimizde hayretlere düşeriz. Kaybettiğiniz nüfus cüzdanı sadece şirket açmak için kullanılmaz. Telefon(sabit-mobil) şirketlerinden üzerinize kayıtlı onlarca telefon alınarak kötü maksatlı kullanılabilir. Tabii ki konuşma bedelini de ödemek zorunda kalırsınız. Her nüfus cüzdanının seri numarası farklıdır. Sizler de kaybettiğiniz gün ,eski cüzdanınızın hükümsüz kılınabilmesi için gerekli yasal başvuruları yapmanız gerekmektedir. Bununla ilgili bilgi şöyle ki; 1)Nüfus cüzdanlarının kaybedildiğine veya çalındığına dair gazete ilanı vermek. 2)Emniyete ve 3)Vergi Dairesine nüfus cüzdanı kaybını bildirmek gerekiyor. Emniyet birimlerince düzenlenmiş nüfus cüzdanının çalınmış ya da kaybedilmiş olduğuna lişkin belgenin aslının vergi Dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Nüfus cüzdanını kaybeden veya çaldıran kişilerin emniyetten aldığı tutanak ve birde dilekçe eşliğinde bir vergi dairesine başvurması durumunda kayıp olan nüfusunun bilgisi sicil kayıtlarına alınıyor. Kaybedilen nüfus cüzdanını bulan kötüniyetli 3.kişi herhangi bir vergi dairesine gidip şirket açılışı yapmak isterse sistem uyarı veriyor. Bu konunun ayrıntılarını Gelir İdaresi Başkanlığı resmi sitesinde iç genelgeler bölümünde VERGİ KİMLİK NUMARASI İÇ GENELGESİ SERİ NO:2007/1 de bulabilirsiniz.Genelge aşağıdadır. Gerçek kişilerin, nüfus cüzdanlarının kaybolduğunu veya çalındığını belirterek kaybettikleri ya da çaldırdıkları nüfus cüzdanlarıyla vergi dairelerince mükellefiyet tesisi yapılmasının engellenmesini talep ettikleri dilekçeleri ile müracaat etmeleri ve dilekçeleri ekinde, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları ve nüfus cüzdanlarının kaybedildiğine veya çalındığına dair gazete ilanının/emniyet birimlerince düzenlenmiş belgenin aslını ibraz etmeleri halinde; GİB/Sicil İşlemleri/Gerçek Kişi/Kaybedilen Veya Çalınan Nüfus Cüzdanlarına İlişkin Bölüme dilekçe ile müracaatta bulunan gerçek kişinin, adı ve soyadı ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası bilgi girişi yapılacaktır Bilgi girişi yapılması üzerine mükellefiyet tesisi yapılmadan ve/veya dosya numarası verilmeden önce bilgi girişi yapılan nüfus cüzdanın kaybedilmiş veya çalınmış olup olmadığı sistem tarafından otomatik olarak kontrol edilecektir. Bu kontrol sonucunda; -İbraz edilen nüfus cüzdanındaki bilgilerde uygunsuzluk bulunmadığı ve nüfus cüzdanının kayıp/çalıntı olmadığının tespit edilmesi halinde mükellefiyet tesisi yapılacak ve/veya dosya numarası verilecektir. -İbraz edilen nüfus cüzdanının kayıp/çalıntı olduğunun sistem tarafından tespit edilmesi halinde bilgisayar ekranında ibraz edilen nüfus cüzdanının kaybedildiği veya çalındığını belirten bir uyarı mesajı görülecektir. Bu mesaj üzerine ibraz edilen nüfus cüzdanındaki kişi adına mükellefiyet tesisi yapılmayacak ve/veya dosya numarası verilmeyecektir. Ayrıca ibraz edilen nüfus cüzdanı iade edilmeyip durumu anlatan bir yazı ekinde ilgili nüfus müdürlüğüne gönderilecektir. *VERGİ KİMLİK NUMARASI İÇ GENELGESİ SERİ NO: 2007/ 1 * *Tarih* 06/07/2007 *Sayı* B.07.1.Gİ <http://B.07.1.xn--gi-sub>B.0.05.70/7033-158-60338 *Kapsam* *T.C.** MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı* Sayı: B.07.1.Gİ <http://B.07.1.xn--gi-sub>B.0.05.70/7033-158-60338 VERGİ KİMLİK NUMARASI İÇ GENELGESİ SERİ NO: 2007/ 1 ..........................VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA Bilindiği üzere 13.06.2003 tarih ve 2003/1 Seri No.lu Vergi Kimlik Numarası İç Genelgesinde vergi kimlik numarasının sahte veya çalıntı nüfus cüzdanı ile alındığına dair mahkeme kararının, adli ve güvenlik makamlarınca, sahte nüfus cüzdanları ile vergi kimlik numarası alındığı yada yasalar gereği vergi kimlik numarasına tedbir konulması gerektiği bildirilen yazıların Bakanlığımıza gönderilmesi üzerine söz konusu vergi kimlik numarası ile vergi dairelerinde sicil işlemlerinin yapılmasının engellenmesi amacıyla vergi kimlik numarasının tasarruf yetkisinin kaldırılacağı belirtilmiştir. Başkanlığımıza intikal eden olaylardan, gerçek kişilerin nüfus cüzdanlarının kaybolduğunu veya çalındığını belirterek kaybolan veya çalınan nüfus cüzdanları ile mükellefiyet tesis edilmesinin engellenmesi yönünde müracaatları olduğu tespit edildiğinden aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek görülmüştür. *A-Nüfus Cüzdanlarının Kaybolduğu Veya Çalındığına İlişkin Olarak Alınan Dilekçe Üzerine Yapılacak İşlemler* Gerçek kişilerin, nüfus cüzdanlarının kaybolduğunu veya çalındığını belirterek kaybettikleri yada çaldırdıkları nüfus cüzdanlarıyla vergi dairelerince mükellefiyet tesisi yapılmasının engellenmesini talep ettikleri dilekçeleri ile; -Vergi mükellefiyetini terk edenler ile vergi mükellefiyeti bulunmayanların (Potansiyel vergi kimlik numarası bulunanlar dahil) herhangi bir vergi dairesine, -Vergi mükellefiyeti bulunanların bağlı bulundukları vergi dairesine müracaat etmeleri ve dilekçeleri ekinde, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları ve nüfus cüzdanlarının kaybedildiğine veya çalındığına dair gazete ilanının/emniyet birimlerince düzenlenmiş belgenin aslını ibraz etmeleri halinde; GİB/Sicil İşlemleri/Gerçek Kişi/Kaybedilen Veya Çalınan Nüfus Cüzdanlarına İlişkin Bölüme dilekçe ile müracaatta bulunan gerçek kişinin, adı ve soyadı ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası bilgi girişi yapılacaktır. Sicil programı aracılığıyla MERNİS/Kimlik Paylaşım Sisteminden kişinin çalınan veya kaybolan nüfus cüzdan bilgileri sorgulanacak sorgu sonucu MERNİS' den gelen Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, adı, soyadı, baba adı, anne adı, doğum yeri, doğum yılı bilgileri vergi dairesince kontrol edilip onaylandıktan sonra MERNİS'den gelen bilgiler ile nüfus cüzdanlarının kaybedildiğine veya çalındığına dair gazete ilanı/emniyet birimlerince düzenlenmiş belgenin tarih ve/veya sayısının bilgi girişi yapılacaktır. İşlemi biten dilekçe ve ekleri; mükellefin bağlı olduğu vergi dairelerinde mükellefin tarh dosyasında, vergi mükellefiyetini terk edenler ile vergi mükellefiyeti bulunmayanların müracaat ettiği vergi dairelerinde ise açılacak klasörlerde tarih sırasına göre saklanacaktır. *B- Nüfus Cüzdanı Bilgileri İle Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numaralarının Bilgi Girişinde Dikkat Edilecek Hususlar* Vergi dairesine müracaat ederek; -Mükellefiyet tesisi yaptırmak isteyen Türkiye Cumhuriyeti tabiyetindeki gerçek kişilerin,* * -Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarını vergi kimlik numarası olarak bildiren, mevcut ve yeni kurulacak sermaye şirketlerinin ortakları, yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile genel müdürlerinin ibraz ettikleri nüfus cüzdanı bilgilerinin bilgi girişi yapılacaktır. Bilgi girişi yapılması üzerine mükellefiyet tesisi yapılmadan ve/veya dosya numarası verilmeden önce bilgi girişi yapılan nüfus cüzdanın kaybedilmiş veya çalınmış olup olmadığı sistem tarafından otomatik olarak kontrol edilecektir. Bu kontrol sonucunda; -İbraz edilen nüfus cüzdanındaki bilgilerde uygunsuzluk bulunmadığı ve nüfus cüzdanının kayıp/çalıntı olmadığının tespit edilmesi halinde mükellefiyet tesisi yapılacak ve/veya dosya numarası verilecektir. -İbraz edilen nüfus cüzdanının kayıp/çalıntı olduğunun sistem tarafından tespit edilmesi halinde bilgisayar ekranında ibraz edilen nüfus cüzdanının kaybedildiği veya çalındığını belirten bir uyarı mesajı görülecektir. Bu mesaj üzerine ibraz edilen nüfus cüzdanındaki kişi adına mükellefiyet tesisi yapılmayacak ve/veya dosya numarası verilmeyecektir. Ayrıca ibraz edilen nüfus cüzdanı iade edilmeyip durumu anlatan bir yazı ekinde ilgili nüfus müdürlüğüne gönderilecektir. Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim. Başkan a. Kaynak; http://www.gib.gov.tr/index.php?id=1079&uid=qortxeqxnlsbcohg&type=icgenelge · *Kayıp İlanı Verirken dikkat edilmesi gereken hususlar:* Bu sayfada verilen bilgiler; gazetede zayi ilanı vermek için önbilgi niteliğindedir, her halukarda ilgili kurum ya da kurulştan kesin bilgi alınması önemle tavsiye edilir. Bazen elde olmayan sebepler bu tablo ile karşılaşmamıza yol açıyor.. Bazen tapuda unuttuğumuz nüfus cüzdanı bazen fotokopi çektirirken unuttuğumuz iş yeri kimliği bazen otobüste düşürdüğümüz öğrenci kimliği bazen de tatsız bir olay sonucu elden çıkan herhangi bir cüzdan yada kıymetli evrak. İşte tüm bunların yerine yenisini çıkartmak bizlere nakit kaybı olduğu kadar aynı zamanda vakit kaybına da sebep olmakta. Burada vakit kaybını asgariye indirecek bilgileri paylaşıyoruz. *Kayıp kimlik ve evrakların yenilerinin çıkartılmasında, ipuçları:* *Kayıp Nüfus cüzdanı (Hüviyet), Bağlı bulunulan muhtarlıklardan nüfus cüzdanı kayıp ilmuhaberi (belgesi) alınır, fotoğrafla beraber, bağlı bulunulan ilçe nüfus idaresine *başvurulur. · Nüfus Cüzdanı Kaybı Nedeniyle Nüfus Cüzdanı Düzenlenmesi Nüfus cüzdanının kayıp veya çalınmış olması durumunda; çalışılan kurum yetkilisince veya yerleşim yeri ya da diğer adres muhtarlığı tarafından düzenlenerek onaylanmış nüfus cüzdanı talep belgesi istenir. Cüzdanını kaybeden kişinin belge ve bilgi ibraz edememesi veya ibraz edilen belgeden şüpheye düşülmesi durumunda ilgilinin ibraz edeceği fotoğraf ve nüfusa kayıtlı olduğu yer bilgileri ile ilgili yurt dışında ise Türkiye'de kendisini tanıyanların adı, soyadı ve adres bilgileri ile nüfus müdürlüklerince yapılan tahkikatın olumlu sonuçlanması halinde; yurt içinde başvurunun yapıldığı nüfus müdürlüğünce, yurt dışında dış temsilciliğimizce nüfus cüzdanı talep belgesi düzenlenir. ( http://www.nvi.gov.tr/Hizmetler/Nufus,Nufus_Cuzdani.html?pageindex=4 ) * Kayıp sağlık karnelerinde; vesikalık fotoğraf, dilekçe ve ilan edilen "gazete sayfası" ile ilgili kurum yada kuruluşa müracat edilir. * Kayıp öğrenci kimliklerinde; vesikalık fotoğraf, dilekçe ve ilan edilen "gazete sayfası" ile ilgili öğrenci işlerine müracat edilir. * Kayıp sürücü belgelerinde; vesikalık fotoğraf, dilekçe, kan grubu kartı ile emniyet müdürlüğü gerekli makamlarına müracaat edilir. * Kayıp Vergi Levhası, Kayıp Yazar Kasa Ruhsatı, Kayıp Ödeme Kaydedici Cihaz Levhası ilanı ve Kayıp Perakende Satış Fişi ilanlarında dilekçe ve gazete ilan sayfası ile ilgili vergi dairesine müracaat edilir. * Diğer kayıp evraklarda Kayıp ilanları; Ödendi Makbuzu ilanı, Kayıp Öğrenci Belgesi ilanı, Kayıp Öğrenim Belgesi ilanı, Kayıp Paso ilanı, Kayıp Sürücü Belgesi ilanı, Kayıp Tabanca Ruhsatı ilanı, Kayıp Tapu ilanı, Kayıp Tasdikname ilanı, Kayıp Taşıt Kartı ilanı, Kayıp Ticaret Sicil Belgesi ilanı, Kayıp Transkript ilanı, Kayıp Tüfek Ruhsatı ilanı, Kayıp Vasıta Ruhsatı ilanı, Kayıp Yeşil Kart ilanı, Evlenme - evlilik cüzdanı zayi ilanı, Bağkur sağlık karnesi zayi ilanı, Hüviyet kayıp ilanı, Güvence makbuzu kayıp ilanı, Kayıp Plaka ilanı, Kayıp Ruhsat ilanı, Kayıp Sağlık Karnesi ilanı, Kayıp Senet ilanı, Kayıp SSK Kartı ilanlarında gazete ilanı ve dilekçe ile başvurulması yeterlidir. |
| • 1 Yorum • Yorum yazarmısın? • Bağlantı |
10/4/2009 - kan grupları |
Dunyada kan gruplarinin dagilimi : 0 RH pozitif Her 100 kisiden 40´i 0 RH Negatif Her 100 kisiden 7´si A RH pozitif Her 100 kisiden 34´u A RH Negatif Her 100 kisiden 6´si B RH Pozitif Her 100 kisiden 8´i B RH Negatif Her 100 kisiden 1´i AB RH Pozitif Her 100 kisiden 3´u AB RH Negatif Her 200 kisiden 1´i Tarihcesi En eski kan grubunun "0" grubu oldugunu belirtiliyor. "Herkes 0 grubuyken insanlar cok kucuk bir alanda yasiyorlardi, ayni yemegi yiyor, ayni organizmalari soluyorlardi ve bu yuzden degisim gereksizdi. Ancak nufus arttiginda ve gocler hizlandiginda degisimler ivme kazandi. Sonrasinda gelisen A ve B gruplarinin gecmisi ancak 15 bin - 25 bin yil oncesine uzaniyor. AB grubu ise cok yenidir." 0 grubu "avci", A grubu "ciftci", B grubu "gocebe" ve AB grubu "modern" olarak degerlendiriliyor Kan gruplarina gore kisilik tahlili 0 grubu: Kendine guven, cesaret. A grubu: Sinirli ve hassas. B grubu: Uyumlu ve yaratici. AB grubu: En cekici ve ilginc... En cesur ve guclu " 0" grubu Bu kan grubu tasiyan herkes gucu, dayanikligi, kendine guveni,cesareti, sezgiyi ve tanri vergisi bir iyimserligi genetik hafizalarinda tasirlar.Melodik mizac ozelligine sahiptirler. Bunlar yasamin tadini en iyi cikaran, dunya nimetlerinden en genis bicimde yararlanan kisilerdir. Hayati bir melodi gibi yasar ve kavrarlar. Icinde bulunduklari ortama cok iyi uyum gosterirler. Tum insanlarla ve butun varliklarla anlasirlar. Onlara ters dusmeden, olumlu iliksiler kurmayi basararak yasarlar. Bu engin uyum duzeni icinde, onlerine sunulan olanaklardan rahatlikla yararlanirlar. Amacladiklari sonuca, buyuk ugraslara kalkismadan, kolayca ulasirlar. Onlarin bu basarilarindaki en buyuk etken, dis dunyayla, sudaki hidrojenle oksijen gibi uyumlu olmalaridir. Modaya, havaya, zamana hemen uyuverirler.. Herhangi birine cok degisIk ve ters gelebilecek bir ortam dusunelim. Onlar bu ortam icinde dagilip sasirmaz, urkup sinmez, bir koseye cekilip donup kalmazlar. Hemen uyum gosterirler. Sivri ve uc dusunceleri, aykiri fikir ve egilimleri yoktur. Saglikli bir bunye ve iyimserlikle desteklenmis liderlik ozellikleri (guc, etki, guvenirlik) ve basari icin gerekli guduler size kalan 0 grubu mirasidir. En paylasimci "A" grubu Kalabalik insan topluluklari ve yerlesIk ama daha kirsal yasam gerilimleri bas edebilmek uzere ortaya cikmistir. PsIkolojik ozelliklerinin bazilari, kalabalik cevresel kitlelerin ihtiyaclarina katlanabilmekle gelisir. Uyumlu mizac ozelligine sahiptirler. Bu grup icinde yer alanlar, duyan, hisseden, surekli olarak arastiran, cevrelerindeki kisiler ile baglanti ve uyum saglamaya calisan kisilerdir. Dis dunyadaki tum degisIkliklere karsi duyarlidirlar. Ancak asiri duyarliliklari, cevrelerinde buyuk uyum guclugune dustuklerinde onlarin geriye dogru kacmalarina ve iclerine kapanmalarina neden olur. Uyumlular, icinde bulunduklari toplumun en ilgi cekici ve en renkli varliklaridir. Ancak dayanma ve uyum saglama yeteneklerinin yetersiz kaldigi ortam ve kosullarda cozulurler. Acinacak, zavalli insanlar olurlar. Buyuk bir olasilikla, bu olusumun icindeki bireyde olmasi gereken en onemli ozellik, paylasimci yapidir. Ilk A´lar, karmasIk bir hayatin meydan okumalarina karsi duyarli, kurnaz, istekli ve akilli olmak zorundaydilar. Ancak butun bu niteliklerin tek bir yapida toplanmasi gerekiyordu. Belki de bu bugun bile A´larin daha gerilimli bir yapiya sahip olmalarinin bir nedenidir. Sikintilarini iclerine atarlar. Fakat patladiklarinda da dikkatli olmalisiniz. O gruplarinin cok basarili oldugu gerilimli ve sIkisIk liderlik pozisyonlarina A´lar pek uygun degildir. Bu onlarin lider olamayacaklari anlamina gelmiyor. Ama icgudusel olarak, cikar gozeten liderligi istemezler. A kan grubunda diger gruplardan daha az grip goruldugu bilinmektedir. Ayrica viruslerin etkisi, AB grubunda da diger gruplara gore daha azdir. En uyumlu "B "grubu Irklarin karismasi, yeni topraklar ve yabanci iklimlerle karsi karsiya kalan ilk B gruplarinin yasamlarini surdurebilmek icin uyumlu ve yaratici olmalari gerekiyordu. B gruplari yerlesIk A gruplari kadar duzenli ve uyumlu bir konfora gereksinim duymazken O grularindan da daha az kararlilik sahibidirler. Bu ozellikler B gruplarinin her hucresinde mevcuttur. Biyolojik olarak B gruplar diger gruplardan daha uyumludur. Ritimli mizac ozelligine sahiptir. Davranislarinda akilci, sistemli, duzenli ve iradelidir. Baskalarinin tepki ve egilimlerini dikkate almaksizin, kendi dusunce ve kararlari dogrultusunda ilerler. Onu bir demiryolu uzerinde giden, onune cikan engelleri ezen veya birlikte surukleyen bir lokamotife benzetebiliriz. Cevrelerine egemen olmak ve yonetmek isterler. Gozupek, inatci, otoriter ve serttirler. Mantik ve irade, onlarda daima duygulardan daha once gelir. Bu mizaca sahip bulunanlarin tipi, asker, uzman ve danismandir. Bir cok yonuyle B gruplari butun olasi seceneklerin en iyisine sahiptirler. A gruplarinin zihinsel ve duygusal olarak uyarilmis edimlerinin yani sira O gruplarinin saldirgan ve keskin fiziksel tepkilerine ait ogeleri de iclerinde barindirirlar. B gruplarinin farkli kisiliklerle daha kolay iliskiye girebilmelerinin nedeni, genetik dogalari geregi daha uyumlu olmalarindandir. Cunku kendilerini rekabet ve savaslara karsi daha az egilimli hissederler. Onlar digerlerinin bakis acisindan da bakabilirler. Empati yetenekleri vardir. En cekicisi "AB" grubu Bu grup sinirli ve hassas A´larla dengeli B´lerin birlesmesiyle olusmustur. Sonuc ise tinsel, yasamin ozellikle sonuclarinin pek farkinda olmadiklari bir takim etkenlerini kucaklayan, biraz parca parca bir karakterdir. Kompleks mizac ozelligi gosterirler. diger uc mizacin tum ozelliklerini, karmasIk ve karisIk bir bicimde bu kumede yer alan kisilerde gorulur. Bu uc ozellik, farkli yogunluklarla bir arada bulununca, kisi birbiriyle uyusmaz egilimlerin elinde adeta oyuncak olur.. Boyleleri, dengeleri icin gerekli olan dinamik bir duzenleme, guclu bir irade ve iyi bir disiplinle karsilasana degin, celisen, karmasIk duygu, dusunce ve egilimlerin elinde bocalayan, kaprisli, kararsiz ve tutarsiz bir kisi olur cikarlar. Bununla birlikte cevrelerine onem vermeleri, sosyal tutum ve yargilari onemsemeleri, mantikli dusunme yetisine sahip olmalari gibi olumlu yonleri onlari basariya ulastirabilir.." Cogu kez onlar detaylarla ugrasip kendilerini yormazlar. AB grubu, kan gruplari arasinda en cekici ve en ilginc olanidir. Ama onlarin dogal karizmasi ardinda hep kirik kalpler birakir. Kan gruplari arasinda AB cok ender gorulur.A grubuyla B grubunun karismasindan meydana gelen bu kan grubuna dunya nufusunun ancak %5 ´i dahildir.Ve de bu grup,kan gruplarinin en yenisidir.Bundan 10-12 yuzyil oncesine kadar boyle bir kan grubu yoktu.Dogudaki istilaci guclerin batidaki ulkeleri ele gecirmeleri uzerine farkli uluslar birbirlerine karistilar. Doguyla bati uygarliginin karismasi sonucunda AB kan grubu ortaya cikti. M.S. 900 yillarindan itibaren AB kan grubu olustu. A ve B gruplarindaki Avrupalilar´in evlilik yoluyla bir araya gelmedikleri kesindi. Ancak dogudan batiya akin basladiktan sonra farkli kan gruplari birlesebildi. Kan grubu-Kisilik iliskisi Kan gruplarinin insan kisiligi ile yakindan ilgisi oldugu anlasildi. Japon uzmanlar farkli kan gruplarinin erkekler ve kadinlar uzerindeki etkilerini konu alan bi arastirmasinin sonuclarini aciklarken, "Insan vucudunun kimyasi ile kisilik arasinda onemli baglar var. Kan gruplari bunlardan biri." dedi A Grubu Kadini Para harcamasini cok sever. Seksi ic camasirlarina duskundur. Cocuklari cok sever ve cocuk sahibi olduktan sonra esini ihmal eder. DegisIkligi seven biridir. A Grubu Erkegi Duzenli yasamayi sever. Iyi bir dost ve konusmacidir. Birlikte olacagi kadini secerken cok titiz davranir. B Grubu Kadini Istek doludur. Sekse hic hayir demez. Para konusunda eli ya cok aciktir ya da cimridir B Grubu Erkegi Ozgurlugunun sinirlanmasindan nefret eder. Kadinlara saygisi sonsuzdur. Hep nese dolu bir aileye sahip olmak ister. Yemek konusunda son derece titizdir. AB Grubu Kadini Erkeklerin yuregini hoplatan elbiseler giymeye bayilir. Para konusunda tutumludur. Yemek pisirmekte, mukellef bir sofra hazirlamakta uzerine yoktur. AB Grubu Erkegi Aile icinde mutlaka sozunun dinlenmesini, isteklerinin yapilmasini ister. Hosgorulu ve kararlidir. En iyi asIklar bu gruptan cikar. Esine ev islerinde yardim etmekten cekinmez. 0 Grubu Kadini Mutfak masraflarindan kisarak kendine hos elbiseler alir. Cocuklari biraz ele avuca geldiginde hemen calisma hayatina donmek, toplumdaki yerini almak ister. Yemek yapmakla fazla ugrasmak istemez. Pratik yemekleri tercih eder. 0 Grubu Erkegi AsIk oldugu zaman birlikte oldugu kadini cok kiskanir. Kalabaligi sevmez. Son derece hareketli, caliskan ve hirslidir. Sevgilisine veya esine sIk sIk hediye almayi sever.
|
| • 1 Yorum • Yorum yazarmısın? • Bağlantı |
7/4/2009 - özgürlük |
![]() Özgürlüğün Resmi Babası İspanya`nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her hafta sonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi. Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı. Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı... Çok üzülmüştü küçük kız. Babasına söyledi bunu, o da "üzülme kızım, yine çizersin; bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?" dedi. Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti. Babası keyifle resme baktı ve sordu: "Hmmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki benekler ne? Portakal mı?" Küçük kız babasına eğilerek, sessizce şöyle dedi : "Hşşşşt! O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri...
|
| • 1 Yorum • Yorum yazarmısın? • Bağlantı |
| <- Son Sayfa¤AnaSayfa¤Sonraki Sayfa -> |